Ağrılarınıza Hemen Fıtık Tanısı Koymayın

Çevrenize dikkatle baktığınız da genellikle herkesin belinden şikayet ettiğini ve bu ağrılarının sebebinin belin dikkatsiz kullanılması sonucunda oluşan fıtık olduğu söylenmektedir. Aslında yanlış olan bir şey var. Her bel ağrısı fıtığa işaret değildir. Her fıtık rahatsızlığı da ameliyat ile tedavi edilmemektedir.

Uzmanlara genel şikayetlerin en büyüğü bel ağrılarıdır. Bel ağrısı çeken her hasta doktora gider gitmez, fıtığının olduğunu söyleyerek ağrını anlatmaya başlar. Ancak ülkemizde yapılan araştırma ile fıtık mazereti ile hastaneye giden hastaların aslında fıtık olmadığı, sinir sıkışmaları, doku zedelenmesi ve kireçlenme gibi rahatsızlara sahip olduğu ortaya çıkmıştır.

Belinizde büyük bir ağrı hissediyorsanız bunu fıtık rahatsızlığa bağlamak psikolojinizi bozacağı için öncelikle doktorunuza danışarak tahliller sonucunda rahatsızlığınız açıklığa kavuşmuş olacaktır.


Yapılan araştırmalar ile bel fıtığı olan hastaların %5’lik dilimlik bir kesiminin açık ameliyat olduğunu diğer %95lik kesimin ise akapunktur ve masaj gibi uygulamalar ile tedavi edildiğini belirtmektedir.


Rahatsızlığınız için yapmanız gereken öncelikle, ağrılarınızın nereden geldiğini tespit edin. hastaneye giderek gerekli tahlilleri yaptırdığınız vücudunuzda bulunan organların rahatsızlıkları mı olduğunu yoksa kireçlenme olduğunu net bir şekilde görebilirsiniz. Genellikle ağrıların kireçlenme, sürekli sabit iş yapma yüzünden sabit oturma, anı yapılan hareketler neticesinde yapılan doku zedelenmelerinden kaynaklanmaktadır.

Doktorunuza başvurup gerekli tahlilleri yaptırdıktan sonra çıkan net tanı ile çözümüzü bulabilirsiniz. Halk arasında yapılan muhabbetler ile kendinizi muayene etmemenizi şiddetle öneririz.




http://blog.karaderiligroup.com/wp-content/uploads/2014/06/Ağrılarınıza-Hemen-Fıtık-Tanısı-Koymayın.jpg
Ağrılarınıza Hemen Fıtık Tanısı Koymayın

Diyarbakır ile Güneydoğunun Güzellikleri

Güneydoğunun oldukça gelişmiş bir şehri olan Diyarbakır gerek tarihi, gerek sosyal yapısı ile Güneydoğunun güzide şehirlerinden biridir. Yazıları 50 dereceyi bulan meşhur sıcakları altında satılan karpuzları ile marka şehir olan il, özellikle turistik bölgeleri ve ortaçağı yansıtması sebebiyle yıl içerisinde onbinlerce turistini karşılamaktadır.


Milattan önceye kadar uzanan tarihi, bunu ispatlayan kazılar ile gün yüzüne çıkmış şehirler ile meşhurlaşmış bir ildir. Eski adı Yunanlılardan, Asurlulardan öğrenildiğine göre Amid, Amidi, Amida olarak geçmektedir. Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sonrasında şehre gelip, ismini Diyarbakır olarak dile getirmesi ile ismi Bakanlar Kurulu kararı ile Diyarbakır olarak kalmış ve isim o yıllardan bu yıllara kadar Diyarbakır olarak gelmiştir.


Şehir, Malabadi köprüsü, M.Ö. 9’dan kalma yer altından çıkma şehirleri, ipek yolu üzerinde bulunması sebebi ile yapılmış kervansaray ve hanları ile mutlaka gezilmesi olan bir yerdir. Ayrıca şehir mimarisi bir çok kültürün hediyelerini bırakması ile canlanmaktadır.


Şehre gittiğinizde;


Diyarbakır surlarını mutlaka gezin, Malabadi köprüsünü ölmeden önce mutlaka görün. Çok eski Diyarbakır evlerini mutlaka görün. Kaburga yemeden ve meyankökü içmeden Diyarbakır’dan gitmeyin.


Şehri gezmek için gelen ve birkaç gün burada kalacak olan misafirler için hazırlanmış yüzlerce farklı kategorilerde oteller bulunmaktadır. Buralarda cüzi fiyat ve yüksek konfor garantisi ile kalabilirsiniz.


Not: Diyarbakır’a gittiğinizi mutlaka oldukça büyük ve ihtişamlı görünen bal tadındaki karpuzdan yemeyin unutmayın.




http://blog.karaderiligroup.com/wp-content/uploads/2014/06/Diyarbakır-ile-Güneydoğunun-Güzellikleri.jpg
Diyarbakır ile Güneydoğunun Güzellikleri

Gece Körlüğü Nedir ve Sebepleri?

Gece Körlüğü, genel olarak halk arasında tavuk karası olarak isimlendirilmektedir. Genel olarak bu hastalık A vitaminin eksikliğinden dolayı kaynaklanmaktadır ve bireyin loş – karanlık ortamlarda hiç bir şekilde görüş açısı sağlayamama, rahat bir görmeye sahip olamamasıdır.


Gece körlüğü yani tavuk karası, çocuklukta çok fazla anlaşılmasa da bireyin gençlik çağlarında ortaya çıkmaktadır. Genetik ve ilerleyen bir rahatsızlık olan gece körlüğü gerekli önlem ve tedbirlerin alınmaması gibi durumlarda hastalığın derecesine göre körlüğe kadar neden olmaktadır. Bu yüzden hastalık iyi tespit edilmeli hızlı bir şekilde tedavi yolları bulunarak rahatsızlığın bir önce durdurulması sağlanmalıdır.


Tavuk Karasının Belirtileri – Gece Körlüğünün Belirtileri

Tavuk karası rahatsızlığına sahip olan bireyler, karanlık – loş ortamlarda verimli bir görüntü elde edemezler.

Özellikle loş ortamlarda konsantrasyonlarını elde edemezler.

İleri derece astigmat ve miyop rahatsızlığının hızlı bir şekilde ilerlemesi

Gözlerinde bir anlık ışık çakmaları ve etrafın yersiz parlaması.


Bu rahatsızlığın genel bir tedavisi olmayıp, gerekli kontrollerin düzenli olarak yapılması gerekir. Gece körlüğü göz civarında bulunan hücrelerin ölmesi ile hızlanır. Bu yüzden göz hücrelerinin gerekli kontrolleri yaparak gerekli A ve omega 3 vitaminlerini düzenli olarak içmeniz gerekmektedir.


Her bireyin farklı boyutlarda rahatsızlıkları olduğu için mutlaka doktorunuzdan gerekli talimatlar dahilinde tedaviye başlayın. Her hastanın farklı bir yapısı olduğunu unutmayarak, yukarıda yazdığımız sorunların genel olarak karşılaşılan miktarı bilinmeden açıklanmış konulardır.


 




http://blog.karaderiligroup.com/wp-content/uploads/2014/06/Gece-Körlüğü-Nedir-ve-Sebepleri.jpg
Gece Körlüğü Nedir ve Sebepleri?

Meis Adasına Gitmek İster Misiniz?

Yazın tatilinizi hem yurt içerisinde hem de ufak bir yabancı adada geçirmek isterseniz Meis adası tam size göre. Antalya – Kaş’tan oldukça kolay geçebileceğiniz bu ada da Yunan kültürünü tadabilir. Yaptığınız tatili dolu dolu yaşayarak, farklı kültürler görerek geçirebilirsiniz.


Bu yazımızda sizlere Antalya’nın Kaş ilçesi üzerinden Meis adasına geçmeyi anlatacağız.


Öncelikle yanınızda bulunması gereken şeyler;


Pasaportunuz

Yeteri kadar vize ücreti (fiyat değişmekle beraber 60 euro)

Yurt dışı çıkış harcı (15 tl)

2 adet vesikalık fotoğraf


Belirttiğimiz maddeleri sağladıysanız yapmanız gereken şey, Kaş ilçesinde bulunan tatil tur şirketlerinden Meis adasına gideceğinizi belirtmeniz ve vize başvurusunda bulunmaz. Herhangi bir özel durumunuz yok ise vizenin 2 gün içerisinde çıkmaktadır. Vizeniz çıktıktan hemen sonra tur şirketine gitmek istediğiniz zamanı söylüyorsunuz ve sizin için bir planlama yapıyorlar ve size gelmeniz gereken tarihi veriyorlar. Bu arada vize 15 günlüktür. Ancak turlar sabah 10:00 ‘da başlar 16:00′da geri dönüş başlar. Yani ada gezintisi 1 günlüktür.


1 Günlük olması bu kadar maliyete değer mi? Sorularınızı duyar gibiyim. Ancak Kaş’tan çıkıp bir anda Yunan kültürüsünün içeriisine düşmek oldukça farklı bir değişikliktir.


Tur şirketi sizi sabah 09:00′da şirketin önünde bekler ve servisler ile teknelerin bulunduğu bölgeye gidersiniz. Saat 10:00′da tekne kalkar ve 20 dakikalık bir yolculuk sonrasında küçük ve şirin bu Yunan adasıyla karşılaşmış olursunuz. Bu karşılaşma sonrasında adaya indiğiniz de Lego gibi tatlı evlerin ne kadar güzel ve şirin durduğuna hayret edersiniz .


Toplamda ada 1 saatte tamamen gezilebiliyor. Alışveriş yapmak oldukça kolay. Ada da Türk Lirası’da geçmekte. Bunun yanında Turkcell adanın neredeyse her yerinde çekmektedir. Diğer operatörlerde bazen çekmese de Turkcell’in tam çektiğini söyleyebiliriz.


Ada içerisinde uzonuzu içebilir, ufak kafelerde yemeklerinizi yiyebilir. Yunan kültürünü içine düşebilirsiniz.




http://blog.karaderiligroup.com/wp-content/uploads/2014/06/Meis-Adasına-Gitmek-İster-Misiniz.jpg
Meis Adasına Gitmek İster Misiniz?

Baş Dönmelerinde Sebep Arayın

Gün içerisinde yorgunluktan, psikolojik durumlardan dolayı baş dönmesi yaşayabilirsiniz. Bu durumdan dolayı baş dönmesi yaşayabilirsiniz. Baş dönmesi, günde 1 defa yaşanması gayet normaldir. Ancak bu baş dönmelerinin her gün veya belirli aralıklarla sürekli tekrar etmesi, büyük bir sıkıntının küçük oyunları olabilir. Bu yüzden baş dönmelerinde sebep aramalısınız.


Baş dönmesinin belirli bir sürelerde sürekli oluşması veya şiddetinin çok yüksek olması, iç kulağınızda bulunan bir takım organların rahatsızlığından, düzgün çalışmamasından olabilir.


Baş dönmesi, bireyin hareket etmediği halde kendiliğinden hareket etme hissi yaşamasıdır. Bu hissiyat ile mide bulantısı ve panik sebebiyle bayılmalar veya düşmeler gibi durumlar ortaya çıkabilir. Baş dönmesi ile  Ağrıların şiddetinin çok yoğun veya sürekli olması durumunda iç kulağınızın ciddi manada rahatsızlanması anlamına geldiği gibi acilen doktora gitmeniz şiddetle önerilir. Çünkü vücudumuzun dengesini ayarlayan yapılardan biri de iç kulağımız ve içerisinde ki organlardır. Ayrıca midenin bu şekilde rahatsızlıklara sebep olmasından dolayı mutlaka midenizi de en kısa zamanda kontrol ettirin.


Baş dönmelerinin önüne geçmek veya en aza indirmek için mümkünse besinlerinize dikkat edin. Düzenli beslenmeyen bireylerin baş dönmeleri çok olmakla beraber, artmasına sebep olur. Sebze ve meyve tüketiminin yeterli seviye de olması yada çıkarılması gerekmektedir.


Kısaca: Baş dönmelerin son zamanlarda çoğalmasının sebebini öncelikle, düzenli beslenmenize, uyku durumunuzla sorgulayın eğer ki bunlarda herhangi bir problem yoksa doktorunuza başvurmalısınız.




http://blog.karaderiligroup.com/wp-content/uploads/2014/06/Baş-Dönmelerinde-Sebep-Arayın.jpg
Baş Dönmelerinde Sebep Arayın

İzmir Selçuk Dünyanın Açık Müzesi

Ülkemizin tozlu kitaplarından biri olan ve bugüne kadar tüm insanlığı şaşırtmış yer altından çıkan eser ve antik kentleriyle dolu olan Selçuk’u bugün sizlere tanıtmak istedik.


İzmir güneyinde bulunan Selçuk, eski adıyla Ayasuluk, verimli toprakları tertemiz suları ve yemyeşil bitki örtüsü ile harika bir şehirdir.


Yüzyıllar boyunca verimli toprakları tertemiz suları ile insanlığa hizmet etmiş olan Selçuk yapılan kazı çalışmaları sonrasında yer altından antik kentlerini bir bir çıkarmıştır. Tüm dünya insanlığını hayret ettiren şehir, Helenistik .ağdan bu yana binlerce emaneti bugüne kadar taşımış, bu sayede yılda 2 milyon turisti topraklarına çekmeyi başarmıştır.


Helenistik dönemden bu yana kadar gelen Efes Antik Kenti Artemis tapınağı bu topraklarda oluşturulmuş ve son bulmuştur. Ayrıca Meryem ana’da burada bulunmaktadır. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin de ilk demiryolu hattı Aydın – Selçuk arasına yapılmış ve dönemin en ilgi çekici şehri olmayı o zamanda başarmıştır. Selçuk’ta Pamucak isimli bir adet ufak bir plajı da bulunmaktadır. Şehir içerisinde 5 adet büyük otel ile tüm misafirlerini karşılayan şehir, her sene yapılan şenlikler, konferanslar ile ilçeyi canlı tutulmaktadır. Şehir yapılan festivallerde genenekselleşmiş deve güreşleri ilgi ile izlenmektedir.


Hristiyan alemine göre 7 uyuyanlar bu bölgede yatmışlardır. Yedi uyuyanlar için farklı yerler söylense de Hıristiyan alemi tarafından yedi uyuyanların mağarası burada bulunmaktadır. 1928 yılında yapılan kazılar ile ortaya çıkan mağara yeniden düzenlenerek ziyaretçilerine açılmıştır.


Topraklarından tarih fışkıran bu yeri, İzmir’e uğradığınız da mutlaka gezip, görmelisiniz.




http://blog.karaderiligroup.com/wp-content/uploads/2014/06/İzmir-Selçuk-Dünyanın-Açık-Müzesi.jpg
İzmir Selçuk Dünyanın Açık Müzesi

Sinop’u Maviliğinde Kaybolmak

Türkiye’nin kuzeyinin merkezi olan Sinop, karadenize açılan harika bir kapıdır. Tatlı bir şehre sahip olan Sinop’da sosyal açıdan tüm donanımı bulabilirsiniz. Bunun yanında harika bir tarihi kültürü ve sahilleri olan plajı ile aileden, öğrenciye, memurdan, işçiye herkesin yaşayabileceği mükemmel bir şehirdir.


175 km bulan harika bir kumsalları ve Karadeniz tatlı maviliği ile mükemmel pozlar veren Sinop, cezaevi ve kalesi ile oldukça meşhur bir ildir. Zamanın çok ünlü ve oldukça ağır cezaevi olan Sinop cezaevinin müze olması ile bu cezaevini gezebilir. Geçmişin bir tozunu alabilirsiniz.


Şehrin içerisinde, M.Ö. 7 yılından kalma bir kale bulunmaktadır. Şehrin korunması için yapılmış bu kaleyi, Romalılar, Bizanslılar ve daha sonrasında Anadolu Selçuklular himayesi altlarına almışlardır. 2 kilometre uzunluğunda olan surları, 25 metre yüksekliğinde olan bu kaleye 2 giriş bulunmaktadır. Şehri korumak için yapılmış bu surlar, halan daha ayakta olup, geçmişten kalma tarihini hala korumaktadır.


Şehrin geleneksel yemekleri ise genellikle tahıla bağlıdır. Bu yemekler içerisinde; nokul, pilakı, mısır pastası, kaşık çıkartması, keşkek, içli tava gibi bir çok yerel yemekleri bulunmaktadır. Kıyı kenarlarında bulunan nefis restorantlardan bu yemeklerin tadına bakabilir veya Karadeniz’in taptaze balıklarını lezzetle yiyebilirsiniz.


Sinop şehri, insanlarıyla, doğasıyla, manzaralarıyla oldukça sıcak ve Samimi bir şehirdir. Karadeniz turu yapan yerli turistleri için uğramaları gereken duraklardan biri olmalıdır. Çünkü içerisinde Karadeniz taptaze yeşini ve mavisini bulunduran bu şehir, bozamayan doğasıyla bir portreyi andırmaktadır.




http://blog.karaderiligroup.com/wp-content/uploads/2014/06/Sinop’u-Maviliğinde-Kaybolmak.jpg
Sinop’u Maviliğinde Kaybolmak

Cildinizi Baştan Aşağı Yenileyin


Soğuk bir kışın ardından kurumuş yağlanmış cildinizi eski güzelliğine kavuşturmak istemez misiniz? Cevabına evet dediğinizi duyuyoruz. Çünkü parlak, yağsız yumuşak ve tertemiz bir cildi kim istemez ki?

Büyük bir kışın ardından yüzümüzün solduğu, derilerin kabuklaştığı, siyah noktaların arttığını gözlemlenmektedir. Yüzünüzü sadece sabunla yıkamak yukarıda bahsettiğimiz olumsuz durumlara çözüm değildir. Yüzünüzü en az 5.5 ph değerinde bir sabun ile yıkayıp yanında tonik kullanmanız ve bu kullanımları düzenli hale getirmeniz, yüzünüzde büyük değişikliklerin yani parlak ve hoş bir görüntüye döneceğini açıkca görebilirsiniz.

Yüzünüz için mutlaka bir dermotoloji uzmanına gidip tıbbi bir çözüm aramanız en mantıklı seçim olacaktır. Ancak sizlere vereceğimiz tamamen doğal ve küçük hareketler ile harika görüntüler ortaya çıkarabilirsiniz.

Yüzünüzün cildinizin eski haline kavuşması ve kışın tortularından kurtulmak için, yüzünüze minik takviyeler yapmanız gerekmektedir. Bu takviyelere öncelikle günlük en az 2 litre su içerek başlayabilirsiniz. Vücudunuzun yeterli su oranına kavuşması, vücudunuzun değişmesine sebep olur. Lifli sebzeler ve meyveler yemeniz anti-toksin görevi göreceği için vücudunuzda bulunan yağ ve iltihapların atılmasında yardımcı olacaktır.

Yüzünüzde bulunan makyajı çıkarmak için öncelikle badem suyu ile silip daha sonra sabun ile yıkamanız, yüzünüzde bulunan makyajı tamamen kaldırmaya ve tertemiz bir yüze sahip olacağınız anlamına gelir.

Yüzümüz ve cildimiz en çabuk etkilenen yerlerimizdir. Bu yüzden özellikle yüzümüzü mutlaka ve mutlaka gecelere yatmadan güzelce silip, yatmamız tüm gece boyunca herhangi bir akne ve yağlanma gibi olaya sebebiyet vermeyecektir. Bu sayede daha parlak ve ışıltılı bir yüze sahip olabiliriz.

Cildinizi Baştan Aşağı Yenileyin

Amasra’yı Gezdiniz Mi?

Bartın iline bağlı olan Amasra, doğal güzellikleri, harika yapıları ile oldukça huzurlu ve sakin bir bölgedir. Her sene gelen turistlerinin gülüşleri ile ısınan bu minik şehir, yöresel yemekleri, mükemmel doğası ve harika manzarası ile misafirlerine güzel bir tatil ve dinlenme imkanı da sunuyor.


Tarihi yapısının üzerinden denize atlamak, mis gibi bir hava ve manzara içerisinde güneşinin batışını izlerken çayınızı izlemek istiyorsanız, mutlaka buraya gelin ve bu harika doğanın tadına bakın.


Amasra’ya ulaştığınız da yapmanız gerekenler şunlar;


Amasra’ya ulaşmadan 11 kilometre önce Amasra Kuş Kayasını yol anıtında mutlaka durup bir fotoğraf çektirin.


Boztepe ve Amasra kalesini mutlaka gezin, Fatih Camii ve zamanında ilçenin sahibi olan Cenevizlilerin yaptırdığı Kiliseyi mutlaka gezin.


Amasra içerisinde kurulmuş olan Amasra’nın tüm geçmişinin sergilendiği Amasra müzesini mutlaka gezin.


Kıyıda bulunan yatlar ile güzel bir yat gezisine çıkabilirsiniz. Yat gezisi, Amasra’ya paralel bir şekilde bir gezintidir. Gezerek Amasra’yı deniz üzerinden görebilir. Şehir manzarasına karşı çayınızı sahilde huzur içerisinde yudumlayabilirsiniz.


Amasra bulunduğu konum dolayısı ile bir çok imparatorluğa ev sahipliği yapmış ve onlardan miraslar alarak bugünlere kadar topraklarında barındırmıştır. Farklı bir görüntüsü ve yapısı olan Amasra, ömrünüzde mutlaka gezip, görmeniz gereken ender yerlerden biridir.


Harika bir doğa, harika yapılar ve muazzam bir göz zevki için Bartın’ın Amasra’sına mutlaka gidin.




http://blog.karaderiligroup.com/wp-content/uploads/2014/06/Amasra’yı-Gezdiniz-Mi.jpg
Amasra’yı Gezdiniz Mi?